Tez | Antitez | Protez

Bir Fantom Dünyanın Piksellenmiş Görüntüleri

17 Mart 2019 Paz 15:30 - 17:30

Medya Sanatının kısa ve yoğun tarihine bir bakış | Görünenin Boşlukları, Taktik Medya ve geleceğe dair öngörüler
Konuşmacılar: Ege Berensel | Ekmel Ertan | Fatih Aydoğdu

Teknoloji ve Medya sanatının kısa ama yoğun tarihine bakmak, bugüne dair algımızı derinleştirmek, değerlendirme yapabilmek ve hatta geleceğe dair gelişmeleri öngörebilmek için kuşkusuz gerekli bir araç. Ancak teknolojinin günlük hayatımıza doğrudan ve tartışmasız bir kabulle nüfuz etmesi ve içinde yaşadığımız gerçekliği, algılarımızı ve hatta doğamızı kökten dönüştürmesi, teknolojik ve bilimsel gelişime dair farkındalığımızın artmasını zoraki kılıyor. Post-Dijital dünya düzeni bugün artık mutlak kontrole doğru giden, ağlarda bıraktığımız her izi, tahmin, değerlendirme, kontrol ve gözetleme algoritmaları oluşturan veriler olarak kullanırken, bir cins neoliberal psiko-politika ve psiko-ekonomi üzerinden yeni bir siyasal hüküm alanı da oluşturuyor.  

Hannah Arendt, siyasal alanın üretildiği eylemi, “başkalarının bakışlarına maruz kalmak” olarak tanımlar [Arendt, Vita Activa, 1981]. Günümüzün medya kentlerinin devasa reklam panolarının ışığındaki ticari görünüşlerini, Arendt'in, “başkalarına hitap etme iddiası” bağlamında görmek olasıdır. Ortak siyasi alanlar yaratmanın bir yolu, mekânın kendisinin, eylemden temsile giden doğrusal mantığın geçişinde oluşturulmasıdır. Gerçekliğin imgesel inşası, tutarlı, eksiz ve boşluksuz bir sanal alanın kurgusunu yaratmak için haritacılıktan yararlanır. Bu bağlamda, Google Earth vizyonu, Jorge Louis Borges’in edebi kurgu ile 16. yüzyıla yerleştirdiği bir fikri gerçekleştirme çabasıdır diyebiliriz. Borges, Yeni çağdaki modern kartografi vizyonunu, dünyanın 1:1 ölçekte oluşturulmuş bir “simulakrası” olarak betimler. Burada oluşturulan kamusal (sanal) alan, bireyleri fiziksel alanın tam karşısında tutan ve ulus ötesi bir hayaletin olanaklarını sınayan bir bağlantı aracı haline getirir ki, bu panoramik manzaradaki delikler daha ziyade ışıklarıyla göz kamaştıran devasa reklam panoları ve medya cephelerinin arkasında gölgede kalmış sosyal boşluklarda oluşurlar. Ancak “gerçek gerçekliğin” her zaman ve sadece medya cephelerinin ardında gerçekleştiğini varsaymak da yanıltıcı olur. Görünürlük stratejileri her yerde kör noktalar üretir. Özellikle, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra (1989) yeniden sanat ve düşünce üretiminin merceği altına giren “Taktik Medya” kavramı “Medya Aktivizmi” üzerinden bu boşlukları görünür kılmayı öngörür. Kökleri kısmen 1960'ların karşı kültürünün yarattığı alternatif medyadan kaynaklanan Taktik Medya, nüfuz ettiği medyanın alternatiflerini araştırmayı ve oluşturmayı hedefler, karşı stratejiler kullanarak antitezler üretir.

Dijitalin ötesinde teknoloji ve bilim bugün nereye evriliyor? Bu alanda düşünen ve iş üreten sanat bugün hangi soruları soruyor? Bir sonraki aşamada neler olabilir? Sırada ne var?

Etkinlik dili Türkçedir. Etkinlik serisine katılım bilet ile gerçekleştirilecek olup kontenjan 50 kişi ile sınırlıdır. Bilet satın almak için tıklayınız.

Konuşmacılar

Ege Berensel 1968 yılında Muğla’da doğdu. Ankara’da yaşayan görsel araştırmacı ve medya sanatçısıdır. ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği ve Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümlerinde okudu. Jale Erzen’le birlikte ODTÜ Mimarlık Bölümünde Estetik ve Eleştiri dersleri verdi. Angela Melitopoulos ve Maurizio Lazzarato’nun da dâhil olduğu Timescapes grubunun ve Anarşiv Arşiv kollektifinin üyesidir. Ulus Baker’le birlikte Öteki Yayınları için “Sinema”, “Anarşizm” ve “Deleuze Dersleri” dizilerinin editörlüğünü yaptı. Birikim Yayınları için Ulus Baker’in “Beyin Ekran”, Yüzeybilim: Fragmanlar”, “Dolaylı Eylem”,  Türkiye Video Aktivist hareketi üzerine "Videonun Eylemi" kitaplarını derledi. “Teorik Bakış” dergisinin yayın kurulu üyesidir. Berensel’in Mü/hür (1992) ve Panoptikon (1994) videoları, ulusal ve uluslararası festivallerde ödüllendirildi. Orasıburası (2004) adlı üç ekranlı video enstalasyonu 2005’te Kunst-Werke Institute for Contemporary Art’ta (Berlin), 2007’de Fundació Antoni Tàpies’te (Barcelona), bir diğer üç ekranlı video enstalasyonu Türkü Söylemeyen Tepe (2007) ise, 10. Uluslararası İstanbul Bienali’nde, çok ekranlı video enstalasyonu Dinamo Mesken 2015’te SALT Ulus’ta sergilendi. 2016 yılında  Goethe-Ankara’da “Terk Etmeyeceğiz” sergisinde Devlet Dersi ve Militan Sinema video enstalasyonları yer aldı.

Ekmel Ertan küratör, sanatçı ve eğitimci olarak çalışır. Sanat ve teknoloji alanında araştırma, sanatsal üretim ve sergileme yapan, İstanbul’da kurulu BİS Beden İşlemsel Sanatlar Derneğinin -amberPlatform- kurucusu ve sanat yöneticisidir. 2007’den beri gerçekleştirilmekte olan amber Sanat ve Teknoloji Festivalinin yöneticisi ve küratörüdür. Ertan Türkiye’de ve Avrupa’da küratörlüğünü yaptığı sergiler gerçekleştirmiş; 2007’den bu yana sanat ve teknoloji bağlantılı birçok Avrupa Topluluğu destekli uluslararası projenin yerel koordinatörü veya yöneticiliğini üstlenmiştir. Ertan Amerika, Avrupa Ülkeleri ve Türkiye’de fotoğraf ve yeni medya çalışmalarını sergilemiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Elektronik ve Haberleşme mühendisi olarak mezun olduktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesinden Etkileşimli Medya Tasarımı yüksek lisans derecesini aldıktan sonra, Türkiye (Netaş), Almanya (Alcatel SEL, Stuttgart) ve Belçika’da (Bell Labs. Alcatel, Antwerp) tasarım mühendisi olarak çalışmıştır. İstanbul’da 1997–2005 arasında kendi multimedya tasarım şirketini yürüten Ekmel Ertan 1999’dan bu yana Bilgi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi tasarım bölümleri ve İstanbul Teknik Üniversitesi TBT programında multimedya tasarımı, proje geliştirme, tasarım için programlama gibi dersler vermiştir. 2006–2014 yılları arasında Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal bilimler Fakültesinde Etkileşim Tasarımı, Web Tasarımı ve son sınıf Proje Stüdyosu derslerini vermiştir. İstanbul ve Berlin’de yaşamakta ve çalışmaktadır.

Fatih Aydoğdu (1963), İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi’nde okuduktan sonra Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olmuştur. Çalışmalarını Viyana ve İstanbul’da sürdüren Aydoğdu, sanatçı, küratör, ses ve grafik tasarımcısıdır. Çalışmalarında medya estetikleri, göç ve kimlik politikaları, dilbilimi konularına yoğunlaşan sanatçı, yurtiçinde, Avrupa, ABD ve Asya’da birçok sergiye katılmıştır. 2011’den beri amberPlatform – Curatorial Board üyesidir. “The Bone of the Tongue | Dilin Kemiği” Medienturm | Diagonale, Graz | Avusturya, 2005; “Boundary Signal | Sınır Sinyali” Open Space – Zentrum für Kunstprojekte, Viyana, 2009;  “Commons Tense | Müşterekler Zamanı“,  Electriciteitsfabriek, Lahey | Hollanda (Ekmel Ertan’la birlikte), 2012 gibi sanat sergilerinin küratörlüğünün yanı sıra “Grenzpegel | Pressure Level – Avusturya’da göçmen müzik sahnelerinde ihtilaf ve yaratıcılık” 2009–2010 gibi sosyolojik araştırma bazlı sergilerin de kürasyonunu ve teorik çerçevesini üstlenmiştir (Viyana Belediye Kütüphanesi, Araştırma Arşivi). 2012 yılından beri “amberFestival ve amberKonferans’ın kürasyonu ve kavramsal çerçevesi için çalışmaktadır: (“Parataktik Müşterekler“, 2012; “Fişe Taktınız mı?“, 2013; “Merkezsizleştirme”, 2014; “Laboro Ergo Sum – Çalışıyorum, o halde varım”, 2015). 1998 yılında Türkiye’nin ilk Yeni Medya-sanatı ve -teorisi dergisi olan “hat”’ı yayınlayan Aydoğdu’nun yazıları birçok uluslar arası kitap ve dergide yayınlanmıştır. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nde [1999–2000] ve Avrupa’daki bazı Yaz Akademilerinde teorik ve pratik dersler vermiştir. 1996’dan beri Avusturya’nın “Der Standard” Gazetesinin veri görselleştirmelerini yürütmektedir.

Sayfayı Paylaş